Hanımların Özel Halleri
Ürün Açıklaması
Âdet kanaması, erginlik çağına ulaşan hanımların genellikle her ay karşılaştığı tabii bir haldir. Doğum sonrasında lohusalık kanaması, her anne adayını ilgilendirir. Bazı hastalık hallerinde görülebilen özür kanaması ise her bir hanımın başına gelebilir. "Hanımların Özel Halleri" diye isimlendirdiğimiz bu üç hal, hanımları hayat boyunca yakından ilgilendiren önemli hükümlerin dayanağıdır. İnançlı bir hanımın, karşılaştığı bu özel halleri tanıması ve hükümlerini bilmesi farzdır. Ergenlik çağı ile başlayan bu farziyet sadece hanımlarla sınırlı kalmaz; ergenlik çağı gelmiş olan çocukların velilerini ve evli hanımların beylerini de içine alır. Çünkü hanımların özel halleri ile ilgili bilgileri onlara ya bizzat öğretmeleri veya öğrenebilecekleri imkanları hazırlamaları gerekir. Bunu yapmak, velilerin ve evli erkeklerin üzerine farz kılınmıştır. Bütün İslâm âlimlerinin bu konuda görüş birliği vardır. Kaynak eserlerimizde hanımların özel halleri ve ilgili hükümler baştan beri yerini almıştır. Fakat bütün ilim adamlarının bu konuya aynı önemi verdiğini söylemek mümkün değildir. Bunun sebepleri arasında, konunun kendine has zorlukları yer alabileceği gibi, araştırmacıların yeterli bilgiye ulaşamamış olmaları da sayılabilir. Her şeye rağmen bu konu, Hz. Peygamber'den günümüze müslüman ilim adamlarının ilgilendiği bir saha olmuştur. İlk eserler arasında hanımların özel hallerini en geniş bir şekilde ele alan ve eserinde "Kitabu'l-hayz" diye özel bir bölüm ayıran Hanefî mezhebinin önde gelen simalarından İmam Muhammed'tir. Daha sonraları İmam es-Serahsî bu eseri şerhederken "Kitabu'l-Hayz"a gerekli ihtimamı göstererek el-Mebsût isimli eserinde üçüncü cildin büyük bir kısmını bu bölüme ayırmıştır. Hanımları birinci derecede, eşlerini ve yakınlarını da ikinci derecede ilgilendiren böyle önemli bir konunun bazı dönemlerde ihmal edildiğini söyleyen Muhammed b. Ali el- Birgivî, bu konuda "Zehru'l-müteehhilîn fî mesâili'l-hayz" ismi ile özel bir risale kaleme almıştır. İbni Abidîn, b...