Kuran-ı Kerimin Faziletleri ve Okunma Kaideleri
Ürün Açıklaması
Mutlak hakikatin yegâne mümessili olan Hazret-i Kur ân-ı inzâl buyurarak insanlara dünya ve âhiret saadetinin kapısını aran Cenab-ı Hakka hamd-ü senâlar, bu mübarek kitabı tebliğ eden Rasül-i Ekrem (s.a.v) e de selât-ü selâmlar olsun. Birçok bakımlardan icâzkâr vasıflar taşıyan Kur ân-ı Kerîm, tilâveti ve kıraati bakımından da mucizedir. Onun tilâveti, vahye müstenid bir tertîle dayandığı gibi, aynı vasfı muhafaza ederek devam edegelmektedir. Tatbikat itibariyle Peygamberimize ve hatta Cibril-i Emîn e kadar varan Tecvîd hususunda ilk eser yazan Musa b. Ubeydullah b. Yahya b. Hakan, hicri 325 (milâdî 936) tarihinde vefat ettiğine göre, bu ilme verilen önem bir hayli derinlere gitmekte, İslâm medeniyetinin sembolü olan kütüphanelerimiz, her asırda yazılmış kıymetli eserlerle lebâleb dolup taşmaktadır. Allah ın verdiği bütün güç ve kudretlerini İslâm ın ve Kur ân ın emrine âmâde kılmış aziz milletimizin bu konudaki gayreti, her türlü takdirin üstündedir. Bir örnek olmak üzere, yalnız Süleymaniye Kütüphanesi nin arşivlerine göz atmak, insanları şaşırtacak bir manzara karşısında bırakır!.. Böyle bir mirasın vârislerinin bu manzara karşısında bîgâne ve duygusuz kalması, elbette beklenemez. Fakat acı bir gerçektir ki, son asırlarda çok ihmâl edilen mevzulardan birisi de Tecvîd meselesidir. Konuyu çok yakın zamanlara getirecek olursak, bu devreyi ancak "inhitat devresi" demekle anlatmak mümkün olabilir. Son senelerde kaleme alınmış ufak çapta birkaç kitap hariç, ilmi sayılabilecek bir neşriyat yok denecek kadar azdır. Bir de işi, içerisinde bulunduğumuz çağın ilmî görüş ve metodu bakımından ele alacak olursak, İslâm memleketleri içerisinde hiç birisine nasip olmayan İslâmî eserlerle kapısına kadar dolu olan kütüphanelere rağmen, konunun ilmî tarihçesi onbir asra kadar çıktığı halde, bu meselenin asrın gerektirdiği dikkat ve itina ile ele alınmayışı oldukça üzücüdür. Batı âleminin Kur ân a sataşmak için, bilhassa, onun kıraat ve tilâvet cihetini seçmiş olması, bu noktada ne...