Üsküdar’ın Son Sırlısı: Ahmed Yüksel Özemre
Ürün Açıklaması
Dehânın ilk şaşmaz emâresi, engin hayâl gücü deryâsı. Hayâl gücünü zapturapt altına alabilecek pek kudretli bir âmil varsa o da şüphesiz, mantık-matematik yahut onun güzel sanatlar yakasındaki dengi müzik olmalı. Ahmed Yüksel Özemre’de Allah vergisi üçü bir arada bulunurdu. Gulliver’in cüceler ülkesinde Ahmed Yüksel Özemre bir devdi. Ahmed Yüksel Özemre Hocamız, ilminin vasîliği ve ahlâkının sağlamlığıyla başlı başına bir hayat güvencesiydi. Nasıl el sıkıyorduysa öyle söz söylerdi. Sözü özüydü. O, sözünün eri olduğu kadar, ödevinin adamıydı. İffeti ve ahlâkıyla Hz. Yûsuf’un vârisiydi. PROF. DR. ŞABAN TEOMAN DURALI Prof. Dr. Özemre, kuvantum mekaniğine dair teknik bir konuyu anlatırken felsefe tarihine geçer, bazı felsefi meselelere temas eder, sonra matematiğin en soyut, en çetin konularına girerdi. Çalışmadan keyif almışsa tenor Beniamino Gigli’yi aratmayan tavrı ve sesiyle mükemmel İtalyan aksanı ile arya okurdu. Prof. Dr. Özemre, çok iyi yetişmiş kuvvetli bir matematikçiydi; aynı zamanda matematiğin felsefe cihetinden düşünülen meselelerine de vakıftı. Doktora tez hocası Cahit Arf’tı. Hemen her buluşmamızda iki fizikçiden bahis açardı: Albert Einstein ve Feza Gürsey. Her ikisine de hayrandı. PROF. DR. YALÇIN KOÇ Ebrûnun pirleri Necmettin Okyay’ı ve Mustafa Düzgünman’ı çok iyi tanıyan Ahmed Yüksel Özemre, ebrûnun bâtınî yönünü kavramamda aslında anahtar kişi oldu. Rönesansı, Batılı ustaları da çok iyi bilirdi. Van Gogh’dan sık sık bahsederdi, Van Gogh’un büyük bir dahi olduğundan. Hatta ben daha sonra Van Gogh’u bayağı bir araştırdım. Onun bizim sanat anlayışımıza çok yakın olduğunu gördüm. Bu da yine Ahmed Yüksel Özemre’nin telkinleriyle ya da anlattıklarıyla daha sonraları açılan bir durumdur. HİKMET BARUTÇUGİL Üstat muazzam hafızası, olağanüstü zekâsı, benzersiz çalışkanlığı ve insana engin bir huzur telkin eden kökten İstanbullu inceliğiyle; Türk’ün bu boynu bükük, eğik ve ezik yüzyıllarının istisnai parıltı dönemlerin...